Arkadaşlarımı seviyorum... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arkadaşlarımı seviyorum... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2011 Cumartesi

farenjit gitsin, sevgilim gelsin:)


Günde 1 buçuk paket sigara zıkkımlanan ben tam 8 gündür, günde 8'den fazla içmedim. Hatta günü 5le kapattığım bile oldu. Kendimi tebrik ediyorum. Farenjitten midir nedir bilmiyorum ama tadı nedense bir değişik geliyor, değişikten kastım iğrenç aslında. Sayıyı 3'e düşürmeyi hedefliyorum şimdi, olmadı 5, ama fazlası değil.
2 gündür raporluyum, evde yatıyorum, dinleniyorum, uykuyla uyanıklık arasındayım. Bu akşam kendimi daha iyi hissediyorum ama enerjim tam olarak yerine gelmiş değil. İnşallah Pazartesi gününe kadar bomba gibi olucam:) İnsan hasta olunca daha mı ağlak oluyor yoksa ben mi hassaslaşıyorum da her an ağlayacak moda geçiyorum acaba? Bir duygusallık, bir yalnızlık hissi gelip oturuyor böğrüme ki ben kendimi çoğunlukla yalnız hissedebilen bir insan değilimdir. Velhasıl sevdicekle konuştukça, annem saat başı "daha iyi misin" diye sordukça, arkadaşlarım "nasılsın" diye aradıkça göz pınarlarım doldu durdu ama ağlamadım. (Canım aşkımı çok çok özledim bu arada:S )
Bunun dışında fark ettiğim birşey oldu ki o da şu. İnsan panik atak hastası olunca, gerçekten hasta olduğu zamanlarda bile yani elinde kapı gibi 3 günlük iş görmez raporu olduğu halde bile yalancı çoban muamelesi görebiliyormuş. Ama canlar unutmayın panik atak hastaları da insan olduğundan dolayı malesef fiziksel olarak da hastalanabiliyorlar, hastalanabiliyoruz. Öyle "hayat güzel, kuşlar böcekler, laylaylom" havalarında olunca bile bu boktan havalar yüzünden insan mikrop kapabiliyor. Herşey psikolojik değil yani!!!
Sonuç olarak hasta da olsam hayat güzel, hayat keyifli. Az sigara içmek süper. Sevdiceğe kavuşacağım tarihin yaklaşıyor olması süper. Çok sevdiğim, dünya iyisi bir arkadaşımın evleneceği haberini almak güzel.(Ama nedense bunu duyunca bile bir hislendim:P) Bülent Ortaçgil ve Zuhal Olcay dinlemek + izlemek güzel. Bazen keşke diyorum bana söylenenleri, canımı acıtan herşeyi kolayca silip atabilsem hayatımdan da sitem biriktirmesem içimde. Daha mutlu bir insan olurdum o zaman sanki. Neymiş, ne kadar ciddiye alınıyorsam, insanları o kadar ciddiye alayımmış.
2 gündür kesintisiz bir şekilde evde yatıyor olunca televizyonda ne kadar gereksiz, ne kadar abuk program varsa hepsini izledim. Allahım bir tane mi adamakıllı, aklı başında program olmaz şu gündüz kuşağında. Her kanalda bir izdivaç ve her birinde birbirinden aciz ve tuhaf insanlar. Allah her birine ayrı ayrı akıl fikir versin, ama izlerken cidden sersemliyor insan şaşkınlıktan. Aptallaştım ben de:)
Kah uyudum, kah ateşlendim ve önümdeki 1-2 günlük nekahat dönemini saymazsam sanırım bir farenjitin daha sonuna geldim. Artık bu senelik farenjit hakkımı doldurmuş olmamı temenni ediyor,  hastalıklar, kem gözler uzak olsun Amin diyor ve süper bir hafta sonu diliyorum.
Farenjit olmayım demiyorum, hobi olarak 10 yılda 1 yine olayım ama 1 yılda 10 değil:)) (FarEnjiti de yıllar yılı farAnjit sanıyordum ama değilmiş meğerse:))
Bu arada, kalan gün sayısı 38, hatta belki şansımız varsa  28, belki 18. Hadi hayırlısı:)
İyi geceler:)

14 Ağustos 2010 Cumartesi

arkadaşlarım...



Çok seviyorum arkadaşlarımı...hepsinin yeri ayrıdır hayatımda...her biriyle yaşadıklarım, anılarım, paylaşımlarım farklıdır..bu nedenle sorsanız belki hepsi farklı tanır, anlatır beni...mesela F. vardır...çok severim kendisini...üniversitede sınıf arkadaşımdı..ilk seneler çok samimi değildik ama sonradan pek bi iyi arkadaş olduk, can olduk...kendisi mersinlidir ama eş durumundan o da buralı oldu..okul bittikten sonra 2 sene yollarımız ayrı düştü ama sonra erkek arkadaşı(büyük aşkı) uğruna tası tarağı topladı taşındı buraya..bizim iş yerinde çalışmaya başladı o da, hem de komşu olduk...sonra evlenince başka mahalleye taşındı...candır F...hayatımda tanıdığım en iyi niyetli, en saf, en temiz duygulu insandır diyebilirim..içinde hiç bir kötülük yoktur...herkesin derdi onun derdi olur, yardımseverdir, sadece iyi günde değil kötü günde de yanımda olandır...kendisinin ve kocasının aile işleriyle çok meşgul olduğu için çoğu zaman aklı karışıktır ama yine de dert ortağıdır...kimseye söylenemeyenlerin söylenebildiği 2 kişiden biridir hayatımda...bayılırım onunla muhabbet etmeye..hatta geçen sene beraber yurt dışına gitmiştik 5 gün....çok değişik, çok maceralı, çok eğlenceli geçmişti....seneye inşallah yine gidicez...sevmediğim tek bir huyu vardır kendisinin...negatiftir...yani bir insan etrafındaki herkes için her zaman her şekilde bu kadar pozitif düşünebiliyorken nasıl oluyor da kendisi için, hayalleri, umutları, geleceği için bu kadar negatif ve umutsuz olabilir anlayamam çoğu zaman..telkinde bulunmaya çalışırız hep kendisine..yapma deriz, etme deriz...dinler gibi olur ama aldırmaz aslında..inatçıdır da...dediğini dinler ama uygulamaya geçirmez...hayattan tek bir beklentisi, tek bir isteği var şu birkaç yıldır..umarım tanrım ona istediğini verir ve yüzü hep güler..bu arada gördüğüm en güzel yüzlü insanlardan biridir de..hep hayatımda olsun isterim...sonra bi de E.tavşan var..onunla dostluğumuz hakkaten milattan öncesine falan dayanır...lise hazırlıktan beri hayatımdadır kendisi...lisede sınıftan dışlanan 6 kızdık biz::P güya biz grup kurmuşuz da herkesi dışlıyomuşuz, çok havalıymışız, salak salak şeyler...pek haz etmezlerdi bizi yani...bizse kendi aramızda çok gülerdik bu duruma:D bayaa bi eğlence konusu olurdu bize...o zamanlar aynı grupta olsak da ayrı dünyaların insanıydık tavşanla...sınıfta çok yakındık ama dışardaki hayatlarımız, zevklerimiz bambaşkaydı...koyu bi rockçıydı kendisi..çok da iyi içerdi..ben kokoştum, pop müzik dinlerdim sadece:)sonra aynı üniversiteyi kazandık, yan yana sınıflarda okumaya başladık..ben bi arkadaşımla kalmaya başladım, o da teyzesinin evinde...benim ev arkadaşım benden 1 yıl önce mezun olunca ve tavşanın teyzesi başka memlekete göç edince kader bizi onun evinde buluşturdu..son 1 sene ev arkadaşı olduk...zevklerimiz birbirine yaklaştı, aslında birbirimizi dengeledik, tamamladık...çoook şeyler yaşadık beraber..en çok da güldük, eğlendik...sadece ikimizin anlayabileceği bir dilimiz bile vardı hatta:D insan çok bir arada kalınca birbirine benzermiş ya biz de öyle olduk...üniversite bitince ikimiz de farklı yerlerde çalıştık ama hiç kopmadık..her yazımız beraber geçti en çok da olimposta..zorunlu doğu hizmetine gidip buraya daha nadir gelebildiği zamanlarda, barda radiohead-creep çalınca WHAT THE HELL I'M DOIN' HERE, I DON'T BELONG HERE diye bağıra çağıra söyler, ağlaşırdık...neyse ki zorunlu hizmetleri bitti ve o da artık burada, yanı başımda...hiçbişey eksilmedi dostluğumuzdan, güvenimizden...aşk böcüüü şu sıralar kendisi..gözleri kalp şeklini almış pucca gibi ordan oraya sevgilisiyle tatil yapmakta....tavşan arkadaşım nev-i şahsına münhasırdır..eşi bulunmaz bi insandır...bir aradayken en çok güldüğüm çok komik bi insandır..güler güler sonunda da "kaç kişi kaldık ki dişleri ağzına sığmayan" der bir daha güleriz:) çok sağlam bi sırdaştır.. ee 16 sene olmuş tanışalı, doğal olarak birbirimizin her bi bokunu biliriz..o da hep hayatımda olsun..hep gülelim, hep eğlenelim inşallah...sonra K. ve S. vardır...deli kızlardır....bundan 2 sene öncesine kadar deliler gibi eğlenirdik üçümüz..haftada 3 gece dışarı çıkacak kadar enerjimiz olduğu zamanlardı tabii o zamanlar...onlar da candır...S. anne oldu, duruldu, eski deliliği kalmadı artık ama K. hala delidir, hatta onlar ailecek delidir:D K. hayvan manyağıdır..hatta kedi köpek korkumu onun sayesinde yenmişimdir....kendisi şu anda avrupalarda fink atmaktadır ayrıyetten...bi de İ. vardır...onunla da aynı yerde çalışıyoruz...o da tüm arkadaşlarım gibi delidir...kendisiyle bakışarak anlaşma gibi bi ortak noktamız vardır:P Bol bol dertleşir bi de çok güleriz..o da dişleri ağzına sığmayangillerdendir..soooora bi de hamdi(:p) ve telat(:p) arkadaşlarım vardır benim...her ikisi de candır..ama hamdinin yeri başkadır...aslında kendisi yeni nesil kankalarımdandır ama son bikaç aydır yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmemiştir...çok film izler, bol kitap okur, her konu hakkında bi bilgisi, bi diyeceği vardır...dolu dolu bi insandır kendisi...can da bi dosttur ayrıca..severim kendisiyle muhabbet etmeyi..çok da komik eğlenceli bi tiptir..bebedir ama olsundur:P telat daha mülayimdir..saf, iyi niyetli, hoş sohbet bi arkadaştır kendisi..onunla tanışıklığımız hamdiyle olduğundan daha eskidir...ama samimiyetimiz hamdiyle samimi olmaya başladığımız zamanlara tekabül eder...kendisi de candır..içinde kötülük olmayan ama ilişkileri bakımından talihsiz, bedbaht bi kankamdır..onu da çok severim...şu sıralar bol bol gezme halindeyiz üçlü olarak:)ee tabi burda K'yi unutursam olmaz..K. tavşanın kuzenidir..lisede kendisine abla derdik hatta bizden büyük olduu için...o da candır...çok çabuk küser, alıngandır ama o da çok eğlenceli bir dost bi de süper bi ressamdır..onunla da çok gezmiş çok tozmuş çok zıplamış çok yemiş içmişliğimiz vardır...ayrıca alıngandır demiştim ama bana hiç küsmüşlüğü yoktur...bissürü de eski kankalar var isimlerini yazmayacağım...hepsiyle ara sıra görüşürüz eski günleri yad eder güler coşarız...hepsini de çook severim...bana domuz bi insan olduğumu söyleyenler utansın aa dostlar...ne kadar vefalıymışım ki kocccaaa sayfamı kankalarıma ayırdım...hepsi candır, hepsi kandır....aramızda olmayanlar da hep iyi olsunlar...ne demiş teoman (bak illa ki bi şarkı sözü attırıcam ya araya) SON BİR KADEH DOSTLAR İÇİN, ARTIK ARAMIZDA OLMAYAN, İNŞALLAH ONLAR DA MUTLUDURLAR:)
Bu da hepsine gelsin:
Ortak olmak her sevince, her derde, kedere 
Ve yürümek ömür boyu, beraberce, el ele 
Olmasın hiç o ta içten gülen gözlerde yaş 
Bir gün gelip, ayrılsak bile seninle arkadaş... 


İyi geceler...